Billur İnsan’ın Nesi Neresi?
Hadi gel, birlikte bir işin içinden çıkalım. Kafanda birkaç soru var: “Billur insanın neresi?” diye düşünüyorsun. Belki de “Ne oluyor ya, bu ne biçim bir soru?” diye hayıflanıyorsundur. Ama gel, İzmir’de 25 yaşındaki biri olarak, biraz derinlere inelim. Bu, sıradan bir sorudan daha fazlası. Hem sana hem de bana keyifli bir okuma deneyimi yaşatacak bir konu.
Billur İnsan: Yani, Bu Ne Demek?
Bir insanı “billur insan” olarak tanımlamak, zaten başlı başına esprili bir iş. Çünkü bir insanın “billur” olması, hem fiziksel hem de ruhsal olarak son derece pürüzsüz ve hatasız olması demek. Tamam, duydum, belki biraz fazla soyutladım ama hadi şunu kabul edelim: Bu kavram, biraz da kafanızı karıştırabilir.
Billur, genelde kırılgan, ince ve saf bir şey olarak düşünülür. Ama Billur insan, sanki her şeyi mükemmel yapmaya çalışan, her anını bir sanat eseri gibi yaşamak isteyen, bazen de tam tersi her şeyden fazla kafasına takan bir insandır. Peki, bu gerçekten mümkün mü? Tabii ki değil. Ama işte tam da burada mizahi bir bakış açısı devreye giriyor.
Bir Gün Billur İnsan Olmak Mümkün Mü?
Kendimi düşünüyorum; mesela bir arkadaşımın sürekli “Billur insanın neresi?” diye sorması üzerine gerçekten düşündüm. İyi bir insan olmak isterken, bazen o kadar çok şüpheye düşüyorum ki. Bir yanda sürekli komik espriler yapıp etrafımı güldürmeye çalışırken, diğer yanda her şeyin derinine inip, “Bu espri beni gerçekten kimseye yarar mı sağladı?” diye içimden sorgulayan bir insanım.
Bir örnek vereyim: Geçen gün bir kafede otururken, garsona olan tavırlarıma odaklandım. Evet, çayımı tam zamanında getirdi ama o an bile aklımda, “Acaba garsonun gözlerindeki o yorgunluk neden var?” gibi felsefi sorular vardı. O anda Billur insan kimliğimi bir kenara bırakıp, kendi içsel sorgulamalarımda kayboldum.
Kısa bir iç ses:
“Kahve ya da çay mı? Neyse, biraz daha düşündüm, zaten bir yerlerde çay içip duruyorum. Ama ben… Billur insan olmak istiyorum. Yani, mükemmel, kırılgan ve zarif! Ama bu garsonun yorgunluğu çok da zarif değil gibi. Ehh… Belki de fazla düşündüm!”
Billur insan olmak, her şeyin pürüzsüz ve mükemmel olmasını beklemek demek. Ama gerçek hayat, hatalarla dolu bir yolculuk. Yani, o kadar çok sorgulama yaparak hayatı yaşamak da insanı bir noktada absürde sürüklüyor.
Billur İnsan Olmaya Çalışırken Olanlar
Bazen, sadece oturup derin bir nefes almak lazım. Ama içsel sorgulamalara devam ederken, bazen küçük bir gülüş bile o kadar değerli oluyor ki. Geçen gün arkadaş grubumla kafede buluştuğumuzda, ben de bir anda Billur insan olma yolunda bir çıkmaz yaşadım.
Kısa bir diyalog:
Arkadaşım: “Abi, bu kadar ciddi ne düşünüyorsun? Hadi espri yap da biraz eğlenelim.”
Ben (iç ses): “Evet, espri yap! Ama acaba her zaman güldürmek doğru mu? Belki de insanlar bazen içsel huzura ihtiyaç duyar… Hah, tamam, şunu diyeyim: ‘Ben o kadar komiğim ki, karpuz bile benden soğuyor!’”
Hah, işte bu tam bir Billur insan anı! Bir taraftan herkesin derdini içimden derinlemesine düşünüp, diğer taraftan tam anlamıyla karnıma giren espriyi patlatmak. Yani, burada nerede mükemmel bir insan oluyorum? Hiçbir yerde!
Hayatın Gerçek Billur İnsanları
Şimdi seni biraz başka bir yöne çekeyim. Gerçek hayatta “Billur insan” dediğimizde, karşımıza çıkan profillerden bahsedelim. Öyle insanlar var ki, dışarıdan bakıldığında gerçekten her şeyleri mükemmel. Çalıştıkları yer, ilişkileri, giyimleri ve genel tavırları ile adeta “billur” gibiler. Ama biz onlara bakıp hep “Acaba ne kadar gerçekler?” diye sorarız.
Geçen hafta, bir arkadaşımın nişanında tanıştığım bir kadına bakıp dedim ki: “Bu tam Billur insan!” Çünkü her adımı, her davranışı, hatta her gülüşü bir sanat eseri gibiydi. Kafamda o kadar çok şüphe belirdi ki, bir an oturup ne düşündüğünü anlamaya çalıştım.
Kısa bir iç ses:
“Hımm… O gülümsedi. Ama bu gülümseme sahte mi? Ne kadar samimi? Gerçekten mutlu mu? Yoksa sadece sosyal normları mı takip ediyor?”
İşte bu içsel sorgulama, Billur insan olmanın en zor kısmı. Çünkü insan her an kendi kusurlarını görmeye başlar. Bazen de sadece “ben en iyisi gerçekçi olayım, şunu kabul edeyim, eksik ya da fazla olmam fark etmez” diyebilmek gerekiyor.
Sonuç Olarak: Billur İnsan Kafası Biraz Karışık
Billur insanın neresi? Bu soru aslında kendini sorgulayan, sorgularken gülmeyi de unutamayan bir insanın kafasındaki tam cevabı arayışı. Yani evet, belki de bir noktada Billur insan olmak, her şeyin mükemmel olmasını beklemek yerine, kusurları ve eksiklikleri de kabul edebilmektir. Bunu yapabilmek, aslında gerçek Billur insan olmanın sırrıdır.
O yüzden kendini hiç kasma, her şey mükemmel olmak zorunda değil. Gülecek bir şey bul, düşleyerek değil, gerçek hayatta karşına çıkan bir çılgın durumu değerlendirecek şekilde “Billur insan” ol!