Şorikli Nedir? Gerçekten Hepimizin Seveceği Bir Lezzet Mi?
Evet, bildiğiniz o yoğun kokusuyla ünlü, kimi zaman akşam yemeğine eşlik eden, kimi zaman ise tıpkı bir deney gibi mideyi zorlayan şorikli nedir? Şorikli, bazıları için sevdanın ta kendisi, bazıları için ise “olmazsa olmaz” değil, “nasıl oluyorsa oluyor” türünden bir şey. İzmir’de büyüdüm, bu konuda da oldukça subjektif fikirlere sahibim. Şorikli bir tarife genellikle hayranlıkla yaklaşanlar, karşısında keskin bir şekilde burun kıvıranlar var. Ama bence bu yemeği anlamadan, tüm yönleriyle ele alıp değerlendirmeden tek taraflı bir bakış açısı ile “şorikli”yi sevmek ya da sevmemek doğru değil. Gelin, bu konuda biraz daha derinlemesine inceleme yapalım.
Şorikli Nedir? Yani Gerçekten Şu “Şorik” Olan Ne?
Şorikli, adından da anlaşılacağı gibi, esasen İzmir mutfağının geleneksel lezzetlerinden biri. O kadar yerel bir lezzet ki, İzmir dışında adını duymayan bile vardır. Ana malzemesi, aslında kuzu etinden yapılan bir yemek türüdür. Genellikle kuzu etinin haşlanıp ardından ince ince doğranarak yapılan bu yemeğe, kişisel tercihlere göre farklı baharatlar da eklenebilir. Zaten şorikliyi özel kılan, aslında o kuzu etinin içindeki yoğun tadın ve baharatların yaratığı derin aroma. Ama işin garip yanı, bu yemeği sevmenin bir tür cesaret gerektirmesi. Neden? Çünkü şorikli bir tarife yaklaşırken burnunuzun tıkanmasını sağlayacak kadar yoğun bir koku ile karşılaşırsınız. Hele bir de çok fazla şorikli yapıldığında, o kokusu adeta odanızı sarar.
Şorikliyi Sevmenin Avantajları
İzmir’de büyüdüğünüzde, şorikli ile tanışmanız kaçınılmazdır. Çünkü bu yemek, aslında bir nevi aidiyet duygusunun yansımasıdır. Şorikli yediğinizde, kısacası o mutfağa dair bir parça sizde de canlanır. Tabii, en büyük avantajlarından biri, yediğiniz her lokmada nostaljiye dalmanız. Çocukluğunuzun sabah kahvaltılarında veya akşam yemeklerinde, annelerimizin ya da büyüklerimizin sıklıkla yaptığı o yemekler, hep içinde bir anı barındırır. Eğer şorikli seviyorsanız, bu anlamda şorikli yemeği tıpkı bir kültürel miras olarak görmeniz oldukça doğal.
Bir diğer avantajı ise, kuzu eti kadar lezzetli bir etin doğru pişirilmiş olmasından aldığı o saf tadı ve bol enerji vermesi. Ama bu lezzetleri, elbette her damak tadı kaldırmayabilir. Şorikli yiyip de, “vay be, bu nasıl bir tat” diye düşünenler için, tadını almak ve o kokuya alışmak zaman alabilir.
Şorikliyi Sevmemenin Zayıf Yönleri
Gel gelelim şorikliyi sevemeyenlerin argümanlarına. Kimileri, “Bunu yiyemem, çok kötü kokuyor!” derken, kimileri de doğrudan “Hiç hoş değil” diye basitçe geçiştiriyor. Şorikli, özellikle kokusuyla başı dertte olan bir yemek. Kuzu eti, o kokusuyla insanı bazen tedirgin edebilir. Özellikle etin yoğun tadını sevmeyenler için, şorikli tam bir kâbus olabilir. Hani o “Bir çatal alayım, bir bakayım, belki severim” dediğiniz yemeklerin arasında, şorikli, hemen elenip dışarıda kalır.
Yemek yapmayı seven biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, şorikli sadece koku anlamında değil, aynı zamanda sunum anlamında da tartışmalı bir yemek. Çünkü çoğu zaman, içindeki etin doğru pişirilmesi, tabağa yerleştirilişi, yanına eşlik edecek garnitürler ile doğru bir denge kurmak, biraz da ustalık gerektiriyor. Bu yüzden şorikli, sadece belli bir yetenek ve deneyimle hazırlanan bir yemek olarak kalıyor, evde denemek pek yaygın değil. Yani kısacası, şorikli bazen sadece bir mutfak başarısının ürünü değil, aynı zamanda bir cesaret gösterisi olabilir.
Şorikli, Gerçekten Herkes İçin Mi?
Yine de şorikliyi sevmemek de aslında bir seçimdir ve tamamen damak tadı ile ilgilidir. Peki, gerçekten şorikliyi her İzmirli seviyor mu? Cevap: Kesinlikle hayır. İzmirlilerin çoğu, “Bunu sevmek zorundasın” gibi bir dayatma ile büyümedi. Kimi İzmirli, şorikliyi sabırla, yavaşça yerken, kimisi de bir lokma bile almadan “Bunun ne gereği var?” diyebiliyor. Bu konuda bölünmüşlük var. O yüzden bu yemeği sevip sevmediğimiz kişisel bir mesele. Şorikliyi sevenlerin de, sevmeyenlere karşı her zaman bir “sen de yanlış yapıyorsun” tavrı gütmesi ise, pek de sağlıklı bir yaklaşım değil.
Sonuç: Şorikli, Severek Tüketmek Mi, Yoksa Düşman Olarak Kalmak Mı?
Bence, şorikli ile olan ilişkiniz tamamen bir bakış açısı meselesi. Eğer zorluğu, kokusu ve tadını kabullenip, o sıradışı yemekle barışırsanız, o zaman şorikli sizinle dost olur. Ama gerçekten şorikliyi sevemediyseniz, bir yere kadar deneyebilirsiniz, ama asla zorlamayın. Her yemek herkes için değil. Şorikli, her zaman ya seveceğiniz ya da “bu yemek neden hâlâ var” diyeceğiniz bir yemek olacaktır.
Peki, sizce şorikli gerçekten değerli bir lezzet mi, yoksa sadece bir “yerel geleneğin” zorla yaşatılmaya çalışması mı?